Profil de TAMER۩۞۩TaMeRiN DüNyAsI۩۞۩PhotosBlogListesPlus Outils Aide

۩۞۩TaMeRiN DüNyAsI۩۞۩

HeRkEsE YeR VaR
web site visitor counter SAYFAMA HOSGELDİNİZ
31/01/2006

MERHABA MİLLET

KIZIMIZIN SİTESİNE HERKESİ BEKLERİZ YORUMLARINIZI EKSİK ETMEYİN

ELİFSUYUN SİTESİNE GİTMEK İÇİN TIKLATIN

11/01/2006

.

 
 
 
SAYFAMDAN BİŞEYLER ALIYOSANIZ LÜTFEN Bİ
TEŞEKKÜR YAZISI YADA HABER VERİN EMEĞE SAYGI LÜTFEN ARKADAŞLAR BİR SPACE KOLAY OLUŞMUYO SİZDE BUNUN FARKINDASINIZ
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
GÜLMEK İSTİYEN ZİYARETÇİLERİN SİTENİN EN ALTINA İNMELERİ RİCA OLUNUR
hehe

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

01/01/2006

SPACE KARDEŞLİĞİ

 

SPACE,BROTHER( SISTER), FOR,LOGO,LEAVE, MY LOGO BELOW ADD

SPACES THANKS GOOD BY

 

 

                                                                                                             

HEYYYY!!! ZİYARETÇİ SPACE KADEŞLERİMİ ZİYERET ET BAKMA ÖYLE HADİ

LOGOLARA TIKLAMAN YETERLİ AYRI DÜNYALAR SENİ BEKLİYO HADİ SANA

İYİ SEYİRLER

 

 

 KARDEŞLERİM  LOGOLARINIZI BEKLİYORUM LOGONUZU BIRAKMAZSANIZ DARILIRIM

 

 

 

                                    SPACES KARDEŞLERİM

                                                                                              

 

<A href="http://spaces.msn.com/members/tamerbozkaya" target=_blank><IMG alt=

"" src="http://img278.imageshack.us/img278/2507/g3590786793514vc.gif" width=150 border=0>

<A href=http://spaces.msn.com/members/tamerbozkaya/" target=_blank">

 

 

 

 

 

 

NE_DURUYON_TIKLASANA SeViL'iN LiMaNı için tıklayınız!! tıklamassan tararım :)



ethem'in Sayfası icin tıkla.Sedefler'in Space'ıSpaceDogumGunleri 

 
 
 
 
 
 
 SelininSpacesi
msn türkiyeguzelmujdeguzelturkey’adresine ulaşmak için Tıklayın   
aykac&recepHasan'nın Mekanına Hoş Geldiniztekin_ml'nin sayfasını görmek için tıkla!
elif's space --- TIKLAAA

 

 

 

 Kara Bulutun Mekanına Gider !!!Daha Ne ßekliyorsun Tıkla Hadihttp://spaces.msn.com/KAYAGOLD/

 

 

 

 Image Hosted by ImageShack.usKOZAN'ın sayfasına ulaşmak için tıklayınız! sayfama girmek ne kadar kolay istersen dene bir tıkla!!!!YABANCIcartel242Mausun

Ismailin Kütahya sevgisi

 

 

 

 

 

 

 
 
 

 

    

__MERHABA MİLLET___

 

SİTEME GİREN  web site visitor counter.KİŞİSİN

 

 

 

 

 

BU SAYFAYA GİRELİ NEKEDAR SÜRE OLDU

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

    

 

 

 

 

      BURAYA KADAR GELMİŞSİN

;BİŞEYLER YAZMADAN GİTMEK OLMAZ

Image Hosted by ImageShack.us BİR SELAM BİLE YETERLİDİR 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

AŞK YEMİNİ

 

picture

picture

 

 

 Bugün olduğu gibi yarın da,yarından sonrada,ondan sonraki günlerde de gözlerimdeki yerinin değişmeyeceğine,

 

Bu günüm gibi yarında hep sevginle yaşayacağıma,

 

Her bakışında okuduğun o gözleri her zaman yanında göreceğine,

 

En yakın dostun, en yakın sırdaşın, en yakın arkadaşın olacağıma,

 

Sıkıntının sıkıntım, üzüntünün üzüntüm olacağına,

 

Her kızgın anını çiçeğe dönüştüreceğime,

 

Her üzgün anında gülüşünün geri gelmesi için elimden geleni yapacağıma,

 

Yanında olamadığım ve yardımıma ihtiyacın olduğu her anda bir rüzgar olup seni saracağıma,

 

Gözümün gözüne değdiği her an sana yeniden aşık olup seni bir prensese dönüştüreceğime,

 

Her sabah sana yeniden aşık olup uyanacağıma,

 

Sen uyurken sana bakıp ikimiz için dualar edeceğime,

 

Beni tanıdığın gün bende gördüğün neyse, ömrünce beni aynı şekilde göreceğine,

 

Sevgimin asla değişmeyeceğine, asla azalmayacağına, aksine hergün büyüyen bir sevgiyle seni mutluluk ormanına taşıyacağıma,

 

Başkalarının yanındayken seni asla unutmayacağıma,

 

Elini usul usul, korka korka tutup o ilk gündeki heyecanı aynı şekilde yaşayacağıma ve elini hiç bırakmayacağıma,

 

Bir ömür boyu senin canın, aşkın, sevgilin ve herşeyin olarak kalmak için elimden gelen herşeyi yapacağıma

 

SÖZ VERİYORUM..!

 merhaba

KIZ KULESİNİN SIRRI NE?

 

“Çok eski zamanlarda, Üsküdar sırtlarında, “Aşk ve Güzellik” tanrıçası Aphrodite adına yapılmış büyük ve ünlü bir tapınak vardı. İşte, efsaneye konu olan, güzelliği dillere destan Hero, genç kızların rahibelik yaptığı bu tapınakta, kumrulara bakmakla görevliydi. Her sene, soğuk kış günleri yerini ilkbaharın çiçekli günlerine bıraktığında, tabiatı süsleyen, güzelleştiren tanrıça adına bir bayram yapılırdı. Bu ilkbahar şenliğine çevre şehirlerden, kasabalardan akın akın insanlar gelir, bayram süresince yenilir, içilir, eğlenilir; ümitsiz aşıklar kendilerine aşk vermesi için Aphrodite mâbedinde tanrıçaya yalvarırlardı. İşte güneşin insanın içini ısıttığı, kuşların ötüştüğü, çiçeklerin rengârenk açtığı, denizin kokusunu dört bir yana saldığı bir ilkbahar sabahı, Boğaz’ın öteki yakasında oturan Leandros adlı yakışıklı delikanlı da hayatında ilk kez bu bayrama katılmak üzere tapınağa geldi. Aphrodite onun yakarışlarını duymuş olmalı ki karşısına güzeller güzeli Hero’yu çıkardı. İki genç birbirlerini görür görmez aşık olmuşlardı. Ama aralarında aşılması güç bir engel, ‘deniz’ vardı... Leandros yaşadığı şehre dönmeden önce sevgilisine, aralarındaki denizin aşklarına engel olamayacağını söyledi. Eğer Hero, denizin durgun olduğu gecelerde kulede bir ışık yakarsa, Leandros yüzerek onun yanına gelebilirdi. Gerçekten de yaz boyunca iki sevgili denizin durgun olduğu her gece buluştu. Fakat güz bitti, kış yaklaştı. Ilık esintile yerini lodos ve poyraza bıraktı. Denizin çırpıntıları birbirini izleyen iri dalgalara dönüştü. Bir sabah Hero, Leandros’u uğurlarken artık iki kıyı arasında yüzmenin tehlikeli olacağını söyleyerek sevgilisine bir süre gelmemesi için yalvardı. Leandros istemese de O’na verdiği sözü tuttu. Ama Hero’ya olan özlemi gün geçtikçe büyüyordu. Kederini, acılarını azaltmak için her akşam oturup karşı kıyıyı seyrediyordu. Yine böyle bir akşam kulede yanan ışığı gördü. Sevgilisinin çağırdığını düşünerek kendini dalgaların arasına bırakıverdi. Oysa ışığı yakan Hero değil, iki sevgilinin gizli gizli buluştuğunu farkeden tapınak yöneticilerinden biriydi. Hero’ya kavuşacak olmanın heyecanı içindeki zavallı Leandros, bir yandan azgın dalgalarla boğuşuyor, bir yandan ışığı yitirmemeye çalışıyordu. Tam Üsküdar kıyılarına yaklaşmışken ışık birden söndü. Denizin ortasında acımasız bir karanlığa gömüldü Leandros. Önce rüzgârdan söndüğünü sandığı ışığın yeniden yanmasını bekledi, oysa ışık bir daha yanmadı. Ve Leandros dev dalgaların arasında kayboldu. Hero’ya gelince, ertesi sabah tapınağın altındaki kayalıklarda buldular onu. Zamanla Leandros’un kaybolduğu yerde bir kayalık oluştu. İşte “Kız Kulesi” Leandros’la Hero’nun anısına dikildi.

Kim bilir belki ışığı başka aşıkların yolunu aydınlatsın diye!...

slm

KARA SEVDAYA TUTULANLAR İYİ BİLİR

 

 AŞK NELER YAPTIRIR ?

  Güne her zamankinden daha erken başlarsınız. Sanki kendinizi günler boyu uyumuş gibi hisseder ve gayet formda olursunuz.

  Gözlerinizin içi gülmeye başlar, yanaklarınız pembeleşir, acayip güzelleşirsiniz. Sizi gören aşık olduğunuzu anlar. Müzik kadar aşk da ruhun gıdasıdır.

  Bir anda alış-veriş delisi olursunuz. Ama bu tam bir çılgınlık aşamasıdır. Yepyeni giysiler, kokular ve makyaj malzemeleri alırsınız. Dolaptakilerin ise pabuçu çoktan dama atılır.

  Aldırış etmediğiniz kilolarınız can düşmanınız selülitler baş düşmanınız olur çıkar. Her daim ayna karşısında onlardan nasıl kurtulacağınızı düşünürsünüz.

  İş güç kendini arka planda bulur. Ne varsa ne yoksa hep o dur.

  Sizi görenler nedensiz sırıtmalarınızı ve ağzınızın kulaklarınıza yapışmasına, herkese hatta hoşlandığınız kişilere dahi sevgi dolu davranmanıza bir mana veremezler. Halbu ki siz yeni aşkınız sayesinde dünyanın en mutlu insanısınızdır. Varsın sizi anlamasınlar.

  Paronayak olup çıkarsınız, yemeden içmeden kesilirsiniz. Sürekli onu düşünürsünüz. Ya beni aldatıyorsa, bugün hiç aramadı ya başına bir şey geldiyse gibi paranoyalar üretir. Onun sizin yanınızda olmadığı zamanları işkence saatleri haline getirirsiniz.

  Onunla geçen süre nedense su gibi akıp geçer. Onu her gün görmek için sürekli yalanlara başvurup, en yakın arkadaşınızı bile satarsınız.

  Kalp atışlarınız bir türlü normale dönmez. Hele onu görünce adrenalin miktarınız maksimum noktalara sıçrar. Elleriniz titrer, midenize kıramplar girer.

merhaba

ÖLÜMSÜZ AŞK

 

GENÇ KİZ YİNE ACİLAR İÇİNDE ODASİNDA YATİYORDU. HENUZ HAYATİNİN BAHARİNDA ÖLÜMLE YÜZ YÜZEYDİ. BABASİ ONU KURTARMAK İÇİN GAZETELERE İLAN VERMİS, PARA TEKLİF ETMİSTİ. AMA ONUN KALBİNİN TEKLEMESİ DEGİL, KALBİNİN İÇİNDEKİ SİZİ İLGİLENDİRİYORDU. SEVDİGİ AKLİNA GELDİ BİR DAMLA YAS DAHA DÖKÜLDÜ GÖZLERİNDEN. AYRİLDİKLARİNDAN BERİ TAM BES ÇİLE DOLU YİL GEÇMİSTİ. ASLİNDA SEVGİLERİNİN ARASİNA O KAHROLASİ PARA GİRMİSTİ. HATİRLİYORDUDA SEVDİGİ ONA BİRKERESİNDE: - BEN ZENGİN DEGİLİM BELKİ AMA SENİ SEVEN BİR KALBİM VAR. SANA SADECE ONU VEREBİLİRİM, DEMİSTİ. ZATEN SEVGİYE MUHTAÇ BİRİSİ BASKA NE İSTEYEBİLİRDİKİ. KENDİSİNİ SEVMESİ YETERDİ.O EN ÇOK SAÇLARİNİN DÖKÜLMESİNE ÜZÜLÜYORDU. ÇÜNKÜ SEVDİGİ ÖPMÜS KOKLAMİSTİ SAÇLARİNİ. HER DÖKÜLEN SAÇ YÜREGİNE BİR HANÇER OLUP SAPLANİYORDU. SİMDİ TEK İSTEGİ SEVDİGİNİN SON ANLARİNDA YANİNDA OLMASİYDİ. NE OLURDU ONU BİRKEZ DAHA GÖREBİLSE, ONU BİRKEZ DAHA KOKLAYABİLSE.BU DÜSÜNCELER ARASİNDA UYKUYA DALDİ. BABASİ HEYECANLİ BİR SEKİLDE KİZİNİN ODASİNA GİRDİ. " MÜJDE KİZİM,KALP BULUNDU " DEDİGİNDE KİZİNİN BİR PERİ GÜZELLLİGİNDE, SEVDİGİNİN ÖZLEMİNDEN İSLANMİS YÜZÜNE BAKTİ VE ÇİKTİ ODADAN... GENÇ KİZ, BİR HAFTA SONRA KENDİNE GELDİGİNDE SANKİ BASKA BİR DÜNYADAYDİ. IÇİNDE ACAİP BİR HİS VARDİ. SANKİ BU DÜNYA ONA ÇOK FARKLİ GELMİSTİ. AKLİNA YİNE SEVDİGİ GELDİ. KALBİ ESKİSİNDEN DAHA HİZLİ ATMAYA BASLADİ. KALBİ DEGİSMİSTİ AMA SEVDİGİNİ ESKİSİNDEN DAHA ÇOK SEVER OLMUSTU. BİR GECE ANSİZİN UYANDİ UYKUSUNDAN KALBİ ÇOK HİZLİ ATİYORDU. BU DURUM SÜREKLİ BÖYLE DEVAM ETTİ.DOKTORA GİTTİ, DURUMUNU ANLATTİ. DOKTOR: - BİR AYA KALMAZ GEÇER, DEMİSTİ. AMA ARADAN AYLAR GEÇMESİNE RAGMEN DURUM AYNİYDİ. BİRGÜN BAHÇEYE ÇİKTİ ÇİÇEKLERİ SEVİYORDU. KİRMİZİ GÜLLERİN YANİNA GİTTİ. KALBİ HİZLİ HİZLİ ATMAYA BASLADİ. EN ÇOK KİRMİZİ GÜLLERİ SEVERDİ. ÇÜNKÜ SEVDİGİ ONA BENZEDİGİNİ SÖYLERDİ HEP. BİRDEN KAPİ ÇALDİ. KAPİYİ AÇTİ KİMSE YOKTU. YERE BAKTİ BİR MEKTUP VARDİ VE ONAYDİ. MEKTUBU AÇTİ VE KALBİ HİZLİ HİZLİ ATMAYA BASLADİ. BU ONUN KOKUSUYDU. KOLTUGUNA ZARZOR OTURABİLDİ. ZARFİN İÇİNDEN MEKTUBU TİTREYEN ELLERLE ÇİKARDİ VE OKUMAYA BASLADİ : " SEVDİGİM, BUGÜN SEVDAMİZİN ALTİNCİ YİLİ. SENİ HEP SEVDİM. SENİNLE AYRİLMAK ZORUNDA KALDİGİMİZDAN BERİ, BİR KALBE İKİ SEVGİNİN SİGMAYACAGİNİ BİLDİGİMDEN NE BİRİNİ SEVDİM NE DE EVLENDİM. HER GÜNÜM ÇİLE VE AZAPLA GEÇTİ. HERGÜN SANA SİİRLER YAZDİM, HERGÜN SİİRLERİMİ OKUDUM VE HERGÜN AGLADİM. TAM BES YİL BOYUNCA HERGÜN YAZDİM, OKUDUM, AGLADİM. BİRGÜN ÖNÜME BİR FİRSAT ÇİKTİ. BU FİRSATİ REDDEDİP KENDİME DAHA FAZLA HAKSİZLİK EDEMEZDİM. BELKİ SENİ UNUTURUM DİYE SENDEN ÇOK UZAKLARA GİTTİM. AMA SİMDİ SENİ DAHA ÇOK ÖZLÜYORUM. HER GECE YANİNA GELİYORUM O MASUM YÜZÜNÜ OKSUYOR YANAKLARİNA ÖPÜCÜKLER KONDURUYORUM, SEN UYANİYORSUN BENİM GELDİGİMİ ANLADİGİNİ SANİYORUM AMA SEN O TATLİ UYKUNA GERİ DÖNÜYORSUN. SEVDİGİM HEP BEN GELDİM SENİN YANİNA ARTİK SEN GEL OLURMU. KİRMİZİ GÜLLERİMİZE İYİ BAK. VE ARTİK UNUTMA İÇİNDE SENİ SENDEN DAHA ÇOK SEVEN BİR KALBİN VAR ARTİK. ONA İYİ BAK OLURMU. KİRMİZİ GÜLLERE VE KALBİMİZE İYİ BAK. SENİ YANİMA GELENE KADAR BEKLEYECEGİM SEVDİGİM HOSÇAKAL...

__ACI__

 

SİZİN İÇİN NE DERECE ÖNEMİ VAR BUNU BİLMİYORUM AMA BEN BU SATIRLARI YAZARKEN GÖZÜMDEN DAMLALAR AKIYOR KLAVYE ÜZERİNE. ERKEKLER AĞLAMAZ LAFI BANA GÖRE DEĞİL. AĞLAMAKTAN HİÇ UTANMADIM,DUYGULARIM,ACILARIM BENİ BOĞDUĞU ZAMAN HEP AĞLADIM.YİNE AĞLIYORUM... SİZLERİ TANIMIYORUM AMA SİZLERLE PAYLAŞMAK İSTİYORUM.LÜTFEN;BU SATIRLARA BİR SEVEN OLARAK SAHİP ÇIKIN VE LÜTFEN YAZILI SATIRLAR OLARAK GEÇMEYİN. OKUDUKÇA YERYÜZÜNDE İNSANLAR NELERİ YAŞARMIŞ DİYECEKSİNİZ BUNA EMİNİM. BİR MEMUR AİLENİN EN KÜÇÜK ÇOCUĞU OLARAK BABAMIN TAYİNİNİN ÇIKTIĞI BİR KÖYE TAŞINDIK.HUZURSUZDUM,OKULUMU BİR KÖY OKULUNDA OKUMAKTANSA ,ŞEHİRDE MEDENİCE OKUMAK İSTİYORDUM.KAYDIMI YAPTIRDI BABAM OKULA.İLKOKUL 4. SINIFTAN BAŞLADIM KÖY OKULUNA.BENİ BİR SINIFA VERDİLER.ÖĞRETMEN KÖYDE YABANCI OLDUĞUMU BİLİYORDU VE HANGİ SIRAYA OTURMAK İSTİYORSAN OTUR DEDİ BANA.BİR KIZIN YANI BOŞTU SADECE ORAYA OTURDUM.HAYATIMI ADADIĞIM,GİDİŞİYLE BENİ BİTİREN İNSANLA İLK O ZAMAN TANIŞTIM.İSMİ ALTINAY İDİ.ÇOCUK YAŞIMDA BİLE ONUN GÜZELLİĞİ BENİ ÇOK ETKİLEMİŞTİ.MASMAVİ GÖZLERİ,GAMZE YANAKLARI İLE ARADA BİR BANA DÖNÜP GÜLÜŞÜ,YANLIŞ YAZDIĞIM NOTLARIMDA KENDİ SİLGİSİYLE DEFTERİMDEKİ HATAYI SİLMESİ BENİ O MİNİK YAŞIMDA ONA BAĞLADI.O DÖNEMLERDE ÇOCUKÇA BİR ARKADAŞLIKTI. ZAMAN İLERLEDİKÇE ONSUZ TEK SANİYE GEÇİREMİYORDUM.YA BEN ONLARA GİDİP DERS ÇALIŞIYOR, YADA O BİZE GELİYORDU.MÜKEMMEL BİR PAYLAŞIMCIYDI.YÜREĞİNİ,SEVGİSİNİ,DOSTLUĞUNU DAHA O YAŞTA VERMİŞTİ BANA.İLKOKULU BİRLİKTE OKUDUK VE AYNI SIRADA BİTİRDİK.HEP ONUNLA HEP ONA BİRAZ DAHA ALIŞARAK. ORTAOKULA GEÇTİĞİMİZDE AİLELERİMİZE RİCA ETTİK VE BİZİ AYNI OKULA YAZDIRDILAR, HATTA AYNI SINIFA,HATTA AYNI SIRAYA OTURMAMIZ İÇİN BABALARIMIZ ÖĞRETMENLERE ADETA YALVARDILAR.BAŞARMIŞTIK. YİNE AYNI SIRADAYDIK.GERİDE KALAN İLKOKUL DÖNEMİNDEKİ İKİ YILDA ANLADIM Kİ ONSUZ HAYAT BANA HUZUR VERMİYORDU.YAŞIMIZ OLGUNLAŞTIKÇA O BENİ,BEN ONU DAHA ÇOK SEVİYORDUM.ÇOCUKÇA BAŞLAYAN ARKADAŞLIĞIMIZ SEVGİYE AŞKA DÖNÜŞMÜŞTÜ ORTAOKUL YILLARIMIZ BİTMEK ÜZEREYKEN.ŞEHİR MERKEZİNDE.AİLELERİMİZ LİSEYE GEÇTİĞİMİZ SIRADA ORTAK BİR KARAR ALDILAR.BUNA GÖRE TEK EV KİRALAYACAK İKİMİZ AYNI EVDE KALACAKTIK.ANNEM DE BİZİMLE KALACAKTI.ALLAH'IM O KARAR BİZE İLETİLDİĞİNDE DAKİKALARCA SARMAŞ DOLAŞ KUTLAMIŞTIK BUNU.ONA AŞIK OLMUŞTUM.AYNI DUYGULARI O DA PAYLAŞIYORDU VE BUNU FAREDEN AİLELERİMİZ OKUL BİTTİĞİNDE EVLENDİRELİM DİYE KARAR ALMIŞLARDI BİLE.ONA TAPIYORDUM ARTIK.HAŞA ALLAH'A ŞİRK KOŞAR GİBİ GÜNAH İŞLERCESİNE SEVİYORDUM.İLK ELİNİ TUTTUĞUMDA SAKIN BİR DAHA BIRAKMA DEMİŞTİM. YANAKLARI KIZARMIŞTI,UTANMIŞ VE BAŞINI ÖNÜNE ! EĞMİŞ,GÜLÜMSEMİŞ VE ELİMİ SIKI SIKI KAVRAMIŞTI.ARTIK HER GÜN ELELE TUTUŞUP OKULA GİDİYOR OKULDAN ÇIKARKEN ELELE DOLAŞIYOR GEZİYOR ÖYLE GİDİYORDUK EVİMİZE.ARADA BİR ELLERİ TERLER VE HER TERLEYİŞTE ELİNİ ELİMDEN KURULAMAK İÇİN ÇEKERDİ.BUNU HER YAPTIĞINDA KIZAR ELİMİ BIRAKMA DİYE AZARLARDIM,HEP TAMAM TAMAM DİYEREK GÜLÜMSER VE HIZLA ELİNİ AVUCUMA SOKUŞTURURDU. HER ŞEY HARİKAYDI,DÜNYA CENNET GİBİYDİ GÖZÜMÜZDE.YILLAR AKIP GİDİYORDU MUTLULUK İÇİNDE.NİHAYET LİSEYİ DE BİTİRMEK ÜZEREYDİK.KARNE DÖNEMİ GELMİŞTİ.KARNELERİMİZİ ALDIK HİÇ KIRIĞIMIZ YOKTU.SEVİNÇLE SARILDIK BİRBİRİMİZE ELİMİ TUTTU.BUNU KUTLAMAK İÇİN BİR CAFEYE GİDİP COLA İÇEREK KUTLAYACAKTIK.OKULUN AZ İLERİSİNDEN GEÇEN BİR ÇAKIL YOL VARDI.HER ZAMAN TOZ DUMAN İÇİNDE OLURDU.ÇAKILLARLA KAPLIYDI.O YOLUN BENİM VE ÖLÜRCESİNE SEVDİĞİM İNSANIN AYRILMASINDA BU KADAR ROL OYNAYACAĞINI BİLSEM HİÇ GİRER MİYDİK O YOLA.NELER VERMEZDİM O YOLU YÜRÜMEMEK İÇİN. ELİ YİNE ELİMDEYDİ,ANSIZIN ELİNİ ÇEKTİ,TERLEMİŞTİ YİNE ELİ.SANIRIM DÖRT ADIM ATMIŞTIM.DÖNÜP YİNE AZARLAYACAKTIM.ÇÜNKÜ HEM ELİMİ BIRAKMIŞ,HEM DE GERİDE KALMIŞTI.DÖNÜP BAKTIĞIMDA DÜNYA BAŞIMA YIKILDI.SANKİ GÖK KUBBENİN ALTINDA KALDIM.YERDEYDİ VE YÜZÜNDEN KAN FIŞKIRIYORDU.NE YAPACAĞIMI BİLEMEDİM ÜZERİNE KAPANDIM YÜZÜNE YAPIŞMIŞ SAÇLARINI KALDIRDIĞIMDA HAYATIMI BİTİREN O GÖRÜNTÜYLE KARŞILAŞTIM.BAŞI KESİLMİŞ BİR TAVUK GİBİ ÇIRPINIYORDU.SURATINA BİR TAŞ PARÇASI BIÇAK GİBİ SAPLANMIŞTI VE BAKMAYA DOYAMADIĞIM MAVİ GÖZLERİNDEN BİRİ AKMIŞTI.SURATININ YARISI YOKTU.HIRLIYORDU BANA BİR ŞEYLER DEMEK İSTİYOR KANLA KAPLI DİĞER GÖZÜNÜ TEMİZLEYEREK BANA BİR ŞEYLER DEMEYE ÇALIŞIYORDU.YOLDAN GEÇEN BİR KAMYONUN TEKERİNİN ALTINDAN FIRLAYAN BİR TAŞ SURATINA SAPLANMIŞTI.ÖLÜRCESİNE BİR AŞKI,GELECEĞİMİZİ KİBRİT BÜYÜKLÜĞÜNDE BİR TAŞ PARÇASININ BİTİRECEĞİNİ BİLEMEZDİM.DONUK DONUK HİÇ KONUŞAMADAN YÜZÜNE BAKMAKTAN BAŞKA BİR ŞEY YAPAMIYORDUM. ELLERİNİ TUTTUM KALDIRDIM BAŞINI GÖĞSÜME DAYADI VE ELİMİ SIKI SIKI TUTTU.AKAN KAN ELLERİMİZE DAMLIYORDU.YOLDAN GEÇEN BİR ARABA DURMUŞ BİZİ SEYREDİYORDU,HASTANEYE YETİŞTİRELİM DEDİĞİMDE KANLI OLDUĞU İÇİN ALMADI VE KAÇTI GİTTİ.KİMSE ARABAYA ALMIYORDU.ÇEVREME BAKIP YARDIM EDEN DEMEKTEN,ONA DÖNÜP SENİ SEVİYORUM,BENİ BIRAKMA,DAYAN DEMEKTEN BAŞKA BİR ŞEY YAPAMIYORDUM.İKİ DAKİKALIK BİR ÇIRPINIŞTAN SONRA KUCAĞIMDA ÖLDÜ.CENNET OLAN DÜNYA 5 DAKİKADA CEHENNEME DÖNDÜ.TAM DOKUZ YIL OLDU ONU YİTİRELİ.KENDİME OLAN GÜVENİMİ YİTİRDİM.ARTIK KİMSEYİ SEVEMEM,KİMSEDE BENİ SEVEMEZ KORKUSUNDAN KURTARAMIYORUM KENDİMİ.BİTKİSEL HAYATTA GİBİYİM.TEK ELİMDE KALAN BU NET.BU NET ARACILIĞIYLA SİZİNLE PAYLAŞMAK İSTEDİM.YİTİREN,YA DA BEN YİTİRENLE PAYLAŞMAK İSTEYEN HERKESE ELLERİ TERLESE BİLE ELLERİMİ BIRAKMAMALARI ŞARTIYLA ELİMİ UZATTIM.DOST,KARDEŞ,ARKADAŞ NE OLURSANIZ OLUN AMA ELİMİ BIRAKMAYIN.SİZE SESLENİYORUM, ELİMİ BIRAKMAYIN LÜTFEN...

__AŞK__

 

NİÇİN AŞK?

 

NEDİR BU AŞK DENİLEN ŞEY, ELLE TUTULMAZ GÖZLE GÖRÜLMEZ BİR ŞEYSE NEDİR BU YAŞANAN SOMUT ACILAR,GÜZELLİKLER? TEK BAŞINA AŞKI TANIMLAMAK HER ŞEYDEN SOYUTLAMAK MÜMKÜN MÜ? HAYIR ! AŞK BUGÜNLERDE BAZILARINA GÖRE PLASTİKTEN BİLE YENİDEN YAPILDI.DÜNYADA YAŞANAN SUNİLİĞE DOĞRU GİDİŞ AŞKIN ETRAFINI SARDI. NEDİR ŞU AŞK...? AŞK HAYATIN BİZE HAZIRLADIĞI EN GÜZEL SÜRPRİZDİR, BU YÜZDEN DE KALPLERİ NE ZAMAN ELE GEÇİRECEĞİ HİÇ BELLİ DEĞİLDİR. DAHA NE OLDUĞUNU BİLE ANLAYAMADAN ONUN HÜKÜMDARLIĞINA GİRİVERİRSİNİZ. AŞK; EN YALIN BİÇİMDE ANLATILAN TEK KAVRAMDIR O, ADI KENDİSİDİR ZATEN. ONU ANLATMAK İÇİN SONU GELMEZ CÜMLELER KURMANIZA GEREK YOKTUR, "AŞIK OLDUM" DEDİĞİNİZ AN AKAN SULAR DURUR, KÜÇÜCÜK ÇOCUK BİLE SİZİ RAHATLIKLA ANLAYABİLİR, ÇÜNKÜ AŞKIN DİLİ TEKTİR. AŞKIN ZAMANINI BİZ AYARLAYABİLSEYDİK EĞER VE KİME NEDEN AŞIK OLDUĞUMUZU ANLAYABİLSEYDİK,AŞKIN SIRRINI DA ÇÖZERDİK HERHALDE. AMA O ZAMAN DA AŞKIN İNSANI ALIP GÖTÜREN BÜYÜSÜ TAMAMEN KAYBOLURDU. AŞK HAYATA KARŞI İŞLENEN EN GÜZEL VE EN DOĞRU SUÇ ORTAKLIĞIDIR, AŞK HAYATIN BÜTÜN TEKDÜZELİĞİNE, BÜTÜN SIRADANLIĞINA EN SOYLU BAŞKALDIRIDIR. ONDAN KORKUP KAÇMAK HİÇ KİMSEYE YAKIŞMAZ. VE ELBETTE YAŞANILAN AŞKI SUÇLAMAK ,YARGILAMAK, KARALAMAK, İNKAR ETMEK DE AŞKA YAKIŞIK KALMAZ. BU ÖNCE HAKSIZLIK, KENDİNİZE SAYGISIZLIK OLUR. İNSAN SONUNA KADAR SAVUNMALI AŞKINI, KARŞILIK GÖRMESE DE, ACI ÇEKECEĞİNİ HİSSETSE DE, YARIN TERK EDİLECEĞİNİ BİLSE DE, AİLESİNİ KARŞISINA ALACAĞINI BİLSE DE TAVİZ VERMEMELİ AŞKINDAN, "SENİ SEVİYORUM" DİYEBİLMELİ GÖĞSÜNÜ GERE GERE. AŞK İSTE O ZAMAN AŞKTIR. VE BUNUN DOĞRUSU YANLIŞI YOKTUR, ZATEN AŞKIN KENDİSİ DOĞRUDUR, KİME KARŞI DUYULUYORSA BU AŞK, DOĞRU İNSANDA İŞTE ODUR. AŞKIN ZAMANI YOKTUR, HEP HAZIRLIKSIZ YAKALAR İNSANI. EVLİ OLMANIZ, SEVGİLİNİZİN OLMASI, BİR AYRILIĞIN TAZE YARALARINI KURUTMAYA ÇALIŞMANIZ,BAĞLILIKTAN KORKMANIZ, AİLENİZDEN ÇEKİNMENİZ, HATTA SEVİLENİN HAPSE GİRMESİ BİLE ONUN HİÇ Mİ HİÇ UMURUNDA DEĞİLDİR. İŞTE AŞK BÜTÜN BUNLARA TEK BAŞINIZA KARŞI GELEBİLME YÜREKLİLİĞİDİR, BELKİ DE YENİ HAYATA GEÇEBİLME YOLU... AŞKIN NE ZAMAN GELEBİLECEĞİ BELLİ OLMADIĞI GİBİ, NE ZAMAN GİDECEĞİ DE HİÇ BELLİ DEĞİLDİR. FAZLA VAKTİ YOKTUR ONUN, UZUN SÜRE BEKLEMEYE VE BEKLETİLMEYE TAHAMMÜLÜ DE YOKTUR. BİR BAŞKA GÖZE BAKMAYA, BİR BAŞKA TENE DOKUNMAYA BAŞLAMASI O KADAR DA ZOR DEĞİLDİR...AŞKTAN DEĞİL, ONUN KAÇMASINDAN KORKUN VE DOĞRULUĞUNA YANLIŞLIĞINA BAKMADAN SONUNA KADAR SAVUNUN AŞKINIZI. BİLİYOR MUSUNUZ, HAYAT ZATEN KOCAMAN BİR YALAN, BU KADAR SAHTELİĞİN İÇİNDE GERÇEK VE DOĞRU OLAN TEK GÜZELLİK AŞK.!!. LÜTFEN ONA HAKSIZLIK ETMEYELİM..

ANNE İLE ÇOCUK

 

1 yaşınızdayken sizi elleriyle besledi ve yıkadı. Bütün gece ağlayıp onu uyutmayarak teşekkür ettiniz 2 yaşınızdayken size yürümeyi öğretti size seslendiğinde odadan kaçarak teşekkür ettiniz 3 yaşınızdayken size özenle yemekler hazırladı tabağınızı masanın altına dökerek teşekkür ettiniz 4 yaşınızdayken elinize rengarenk kalemler tutuşturdu. Evin bütün duvarlarına resim yaparak teşekkür ettiniz 5 yaşınızdayken sizi cici kıyafetlerle süsledi. Gördüğünüz ilk çamur birikintisine atlayarak teşekkür ettiniz 6 yaşınızdayken okula kadar sizinle yürüdü. Sokaklarda "gitmiyceeeeeem" diye ağlayarak teşekkür ettiniz 7 yaşınızdayken size bir top hediye etti. Komşunun camini kırarak teşekkür ettiniz 9 yaşınızdayken size piyano öğretmeni buldu. Notaları bir gün bile çalışmayarak teşekkür ettiniz 10 yaşınızdayken doğum günü partilerinden dans derslerine kadar her yere sizi arabayla götürdü. Arabadan fırlayıp giderken arkanıza bile bakmayarak teşekkür ettiniz 11 yaşınızdayken sizi arkadaşınızla sinemaya götürdü. "sen bizimle oturma" diyerek teşekkür ettiniz 12 yaşınızdayken zararlı tv programlarını seyretmenizi istemedi. O evde değilken hepsini izleyerek teşekkür ettiniz 15 yaşınızdayken sizi yurtdışında yaz kampına gönderdi. Tek satir mektup yazmayarak teşekkür ettiniz 17 yaşınızdayken erkek arkadaşınızla partiye gitmenize izin verdi. Bir telefon bile etmeden sabaha karşı eve dönerek teşekkür ettiniz. 19 yaşınızdayken okul masraflarınızı karşıladı,sizi arabayla kampusa götürdü ve eşyalarınızı taşıdı. Arkadaşlarınız alay etmesin diye kampus kapısında vedalaşarak teşekkür ettiniz 21 yaşınızdayken iş hayati ve kariyerinizle ilgili size fikir vermek istedi "ben senin gibi olmayacağım" diyerek teşekkür ettiniz 22 yaşınızdayken kep giyme töreninizde size gururla sarıldı. Avrupa seyahati için para isteyerek teşekkür ettiniz 24 yaşınızdayken uzun suredir çıktığınız çocukla tanışmak istedi "zamanını ben bilirim" diye tersleyerek teşekkür ettiniz 25 yaşınızdayken düğün masraflarınızı karşıladı,sizin için hem mutlu oldu hem çok duygulandı. Siz dünyanın bir ucuna taşınarak teşekkür ettiniz 30 yaşınızdayken bebek bakimi hakkında size akil vermek istedi. "artık bu ilkel yöntemleri bırak"diyerek teşekkür ettiniz 40 yaşınızdayken sizi arayıp bir akrabanızın doğum gününü hatırlattı "anne işim başımdan aşkın"diyerek teşekkür ettiniz 50 yaşınızdayken o çok hastalandı, hafta sonunda onu görmeye gittiğinizde mutlu oldu. Ona yaşlıların çocuk gibi nazlı olduğunu söyleyerek teşekkür ettiniz derken bir gün..... O öldü. O güne kadar onun için yapmadığınız ne varsa, o anda kalbinize bir yıldırım gibi düştü....

annem

ANNECİĞİM BENİ SEVERMİSİN?

ANNE BAĞIRIR : “ÇABUK OL SERVİSİ KAÇIRACAKSIN!” BABA KÜKRER : “NE YATMASINI BİLİYORSUN, NE KALKMASINI!” SABAHLARI GÜNEŞİN DOĞUŞUNU BİLMEZ ÇOCUK. HİC AYDINLANMADAN KALKAR İÇİ. TAZE BİR SABAH, BAYAT BİR GÜNÜN DEVAMIDIR ÇOK ZAMAN. HER SABAH ADINA YUVA DENEN, ADINA KREŞ DENEN O YERE BIRAKILIR. BAŞKALARININ ANNESİNDE, KENDİ ANNESİNİN HASRETİNİ ÇEKER GÜNBOYU. SABAHIN KÖRÜNDE “BENİM ANNEM NE ZAMAN GELECEK” DİYE GÖZYAŞLARI ÇEKER SOLGUN YÜZÜNE DİZİ DİZİ. AKŞAM NE UZUNDUR. YUVA NİCE GÜRÜLTÜLÜ. SEVGİLERİNİ KONUŞURLAR EFKARLI SAATLERDE. “BENİM BABAM BENİ ÇOK SEVİYOR.” “HAYIR, BENİM BABAM BENİ DAHA ÇOK SEVİYOR.” “HADİ ORDAN, BENİ HEM BABAM HEM ANNEM DAHA ÇOK SEVİYOR.” BAŞKALARININ BABASI KENDİ ÇOCUKLARINI ÇOK SEVERSE, SANKİ KENDİ BABALARININ SEVGİSİ AZALACAKMIŞ GİBİ KAVGA EDERLER. EN ÇOK SEVİLEN OLMAKTIR TUTKULARI. HER PAZARTESİ NE KADAR SEVİLDİKLERİNİN İSPATINI YAPMAYA KOYULURLAR. “BENİM BABAM BENİ HAMBURGER YEMEYE GÖTÜRDÜ.” “BİZ HEM HAMBURGER YEMEYE GİTTİK, HEM DE LUNA PARKA GİTTİK.” “N’APALIM. BENİM ANNEM BENİ SİNEMAYA GÖTÜRDÜ. ARSLAN KRAL FİLMİNDE AĞLADIK ANNEMLE BİRLİKTE.” “KIZLAR AĞLAR ZATEN. AĞLAMANIN NERESİ EĞLENCELİ?” “BİZ BABAMLA MAÇ ETTİĞİMİZ ZAMAN ÇOK EĞLENİYORUZ.” “BENİM BABAM BENİMLE DEĞİL, ARKADAŞLARIYLA MAÇ ETMEYE GİDİYOR.” “BAK DEMEK Kİ BENİM BABAM BENİ DAHA ÇOK SEVİYOR. Bİ KERE BİZ İKİMİZ, YANİ BABAMLA BEN, MAÇ EDİYORUZ.” PAZARTESİLERİ HEP BÖYLE GEÇER. HERKES KENDİ BABASININ EN SEVGİLİ BABA OLDUĞUNU KANITLAMAYA ÇALIŞIR. ÖTEKİ ÇOCUKLAR YENİ SEVGİ KANITLARINI ORTAYA KOYDUKÇA İÇİNİ BİR ÜRPERTİ KAPLAR. BAŞKALARININ BABASI ÇOCUKLARINI DAHA ÇOK MU SEVİYORDUR ACABA? O REKLAM GELİR AKLINA. KAHROLASI REKLAM. “EVİNİZİ SEVİYORSUNUZ, ARABANIZI SEVİYORSUNUZ... BENİ SEVMİYOR MUSUNUZ?” İNANMAK ÜZEREDİR ONU SEVMEDİKLERİNE. ARKA KOLTUĞA GAZOZ DÖKTÜ DİYE NE ÇOK BAĞIRMIŞTI BABASI. AMA OLSUN, ARKADAŞLARINA BUNU ANLATMAZSA EĞER, BABASININ ARABASINI KENDİSİNDEN ÇOK SEVDİĞİNİ NEREDEN BİLECEKLER. KEŞKE HER PAZARTESİ EN SEVİLEN EVLAT OYUNUNU OYNAMAK ZORUNDA KALMASAYDI. BUNUN İÇİN PAZARTESİLERİ HEP HASTA NUMARASI YAPMASI. UYANAMAMASI. EN SEVİLEN ÇOCUK OLMAK YARIŞMASI, BİLSENİZ NE KADAR ZOR DİYEBİLSE BİR GÜN, HER ŞEY NE KADAR KOLAY OLACAK. OYUNU DEĞİŞTİREBİLİRDİ. BU OYUNUN MAĞLUBU OLDUĞUNU ARKADAŞLARI ÖĞRENECEK DİYE HER PAZARTESİ KARANLIK BİR KUYU OLMAZDI O ZAMAN. HERKESİN ANNESİNİN VE BABASININ NE KADAR İYİ ANNE BABA OLDUĞU, ÇÜNKÜ ONLARA NE ÇOK PAHALI OYUNCAK ALDIKLARININ KONUŞULDUKLARI BİR SIRA, “BENİ ANNEANNEM ÇOK SEVER” DİYE BAĞIRIVERDİ. SUSTU ARKADAŞLARI. SÖYLEYEBİLECEK BİR ŞEY BULAMADILAR BİR AN. AKIN BOYNUNU BÜKÜP “BENİM ANNEANNEM YOK” DEDİ. ÜZÜLDÜ O ZAMAN. AMA GERİ DÖNEMEZDİ. “BENİM ANNEANNEM BENİ COK SEVER. MASAL ANLATIR BANA. YARAMAZLIK YAPINCA “DAYIN DA BÖYLEYDİ” DER GÜLEREK.” ARKADAŞLARI NE KADAR DİNLİYOR DİYE SUSTU BİRDEN. KENDİSİNE DOĞRU YÖNELMİŞ MERAKLI BAKIŞLARI KEYİFLE İZLEDİ. AĞIZLARI AÇIK “EE SONRA?” DİYORLARDI. “SEVER BENİ. MASAL ANLATIR. HİÇ SUSTURMAZ BENİ. BEN KONUŞTUKÇA GÜLER. ‘HAY ÇOCUK’ DER. ‘SEN BENİ GÜLDÜRDÜN. ALLAH DA SENİ GÜLDÜRSÜN’, DER.” HERKES BİR MASAL BÜYÜSÜ İLE DİNLERKEN ONU, ANNEANNESİNİ ÖTEKİ ÇOCUKLARLA PAYLAŞTIĞINI DÜŞÜNÜP SUSUVERDİ. ÜSTELEDİ ARKADAŞLARI. “HADİ ANLATSANA!” DEDİLER. TOP HAVUZUNA DOĞRU KOŞUP “HERKESİN ANNEANNESİ KENDİNE” DİYE BAĞIRDI. AKIN İTİRAZ ETTİ. HİÇ OLMAZSA ARKADAŞININ ANNEANNESİNDE TATMADIĞI BİR DUYGUYU TADACAĞINI DÜŞÜNÜRKEN NE DİYE OYUNBOZANLIK YAPIYORDU. KIZDI. “HERKESİN BABASI KENDİSİNE” DEMİYORDUN AMA!” DUYMAZLIĞA GELDİ. ANNEANNESİNİ HİÇ KİMSELERLE YARIŞTIRMAK İSTEMİYORDU, İŞTE O KADAR. AKŞAM ÇABUK OLDU. BU OYUNU KAZANMIŞTI. MUZAFFER BİR KOMUTAN EDASINDA DOLAŞTI BÜTÜN GÜN. ARTIK ANNESİNE NEDEN PAZARTESİLERİ YUVAYA GİTMEK İSTEMEDİĞİNİ ANLATABİLİRDİ. YORGANIN ALTINA SAKLANMAZDI BUNDAN BÖYLE. HER PAZARTESİ ANNEANNESİNDEN BİR DEMET YAPIP GÖTÜRÜRDÜ. KAPIDAN İÇERİ GİRER GİRMEZ NEŞEYLE BAĞIRDI : “ANNE BİLİYOR MUSUN BUGÜN YUVADA NE OLDU?” “GÖRMÜYOR MUSUN? TELEFONLA KONUŞUYORUM.” HİÇ KİMSENİN SEVDİĞİ ŞEY BİRBİRİNE BENZEMİYORDU. ANNESİ TELEFONU, BABASI ARABAYI SEVİYORDU. HERŞEY ERTELENİYORDU TELEFON VE ARABA SÖZ KONUSU OLDUĞUNDA. BİR DE EVE MİSAFİR GELECEK OLDUMU KENDİSİNE HİÇ YER KALMIYORDU. NERELERE GİTSİNDİ? ANNESİ KAPATTI TELEFONU. MUTFAKTAN TENCERE KAŞIK SESLERİ GELİYORDU. KOŞARAK YANINA GİTTİ. “SANA YARDIM EDEYİM Mİ?” DEDİ EN SEVİMLİ HALİNİ TAKINARAK. ANNESİ MANALI MANALI BAKTI. “HAYIRDIR. BİR YARAMAZLIK FİLAN. BAK BİR DE SENİNLE UĞRAŞMAYAYIM. ÇOK YORGUNUM ZATEN.” YORGUNLUK NASIL BİR ŞEYDİ? BAZEN ELİNDE OYUNCAĞIYLA UYKUYA DALDIĞINDA ANNEANNESİ OYUNCAĞI YAVAŞCA ELİNDEN ALIR “NASIL YORULMUŞ YAVRUCAK. UYKUNUN GÜL KOKULU KOLLARI SARSIN SENİ” DİYEREK ALNINA BİR ÖPÜCÜK KONDURUVERİRDİ. YORGUNLUK GÜL KOKULU BİR UYKUYA DALMAKSA EĞER, NE DİYE ANNESİ KENDİSİYLE BÖYLE KIZGIN KIZGIN KONUŞUYORDU. “ANNECİĞİM YORULDUĞUN ZAMAN GÜL KOKULU UYKULARA DALARSIN. ANNEANNEM ÖYLE SÖYLÜYOR.” “UYKUYA DALAYIM DA GÜL KOKULARI KUSUR KALSIN. YORGUNLUKTAN ÖLÜYORUM.” BU KELİMEDEN NEFRET EDİYORDU. YORGUNUM. YORGUN OLDUĞUMDAN. BÖYLE YORGUN YORGUNKEN... “ANNECİĞİM SEN YORULMA DİYE...” “YEMEKTE KONUŞURUZ ÇOCUĞUM. BANKADA İŞLER YETİŞMEDİ. BABAN GELENE KADAR BUNLARI BİTİRMEM LAZIM. HADİ SEN OYNA BİRAZ.” “HANİ SİZ YORULUYORSUNUZ YA...” “EEEE....” “BEN DE OYNAMAKTAN YORULUYORUM.” “NE YAPAYIM?” “BİLMEM...” YAPILMAMASI GEREKENLERİ BİLİYORDU DA BÜYÜKLER, YAPILMASI GEREKENLERİ HİÇ BİLMİYORLARDI. IŞIKLAR SÖNDÜ BİRDEN. ANNESİ ÖFKEYLE SÖYLENMEYE BAŞLADI. “MUM DA YOK” DİYE DİYE KARIŞTIRDI DOLAPLARI EL YORDAMI. ÇOCUK SİRTÜSTÜ YATIP, ANNEANNESİNİN KÖYÜNÜ DÜŞÜNDÜ. GAZ LAMBASININ IŞIĞINDA DELİ TAVŞAN MASALINI ANLATIŞINI. DELİ TAVŞANIN DUVARDAKİ AKSİNİ GETİRDİ GÖZLERİNİN ÖNÜNE. ANNEANNESİ GİBİ İKİ ELLERİNİ BİRLEŞTİRİP İŞARET PARMAKLARINI YUKARI KALDIRARAK TAVŞAN KAFASI YAPTI. “BAK DELİ TAVŞAN” DİYEREK PARMAKLARINI OYNATTI. YOLDAN GEÇEN ARABALARIN FARLARI DUVARDAKİ TAVŞANA YOL AÇTI. TAVŞAN ALABİLDİĞİNE HÜR DOLAŞTI SAĞDA SOLDA. OTLARLA, KUŞLARLA KONUŞTU. SONRA YORGUN DÜŞTÜ. DUVARDAKİ GÖRÜNTÜ O MİNİK AVUÇLARIN AÇILMASIYLA KAYBOLDU. KOLU YAVAŞÇA KANEPEDEN AŞAĞI SARKTI. NEDEN SONRA IŞIKLAR GELDİ. KADIN ÇOCUĞUN HİÇ KONUŞMADIĞINI FARK ETTİ BİRDEN. KANEPEYE KOŞTU. KÜÇÜCÜK DİZLERİNİ KARNINA DOĞRU ÇEKEREK UYKUYA DALMIŞTI. MASANIN ÜSTÜNDEKİ DOSYALARA BAKTI İĞRENEREK. DİNDİRİLMEZ BİR PİŞMANLIK DOLDURDU İÇİNİ. UYANDIRMAKTAN KORKA KORKA KÜÇÜK ALNINA BİR ÖPÜCÜK KONDURDU. ÇOCUK SANKİ BU ÖPÜCÜĞÜ BEKLİYORMUŞÇASINA, “İŞİN BİTİNCE BENİ SEVER MİSİN ANNE?” DEDİ. annem

KÜÇÜK İTFAYECİ

Anne, alti yasindaki lösemiyle savasan ogluna bakarken dalip gitmisti.Kalbi, aci içinde olmasina ragmen,kararlilik duygusunun da etkisini hissediyordu.Her ebeveyn gibi o da oglunun büyümesini ve umutlarini gerçeklestirmesini istemisti. Ama bu, artik mümkün degildi. Löseminin buna firsat tanimasi olasi degildi. Oysa o oglunun hayallerini gerçeklestirmesini istiyordu. "Bora! Büyüyünce ne olmak istedigini hiç düsündün mü? Hayatinda neler olmasini diledigin ve hayal ettigin oldu mu?" diye sordu. -"Annecigim, ben büyüyünce hep itfaiyeci olmak istedim". Anne, gülümsedi ve.. "Dilegini gerçeklestirebilecek miyiz bir bakalim" dedi. Daha sonra, Ankara'daki itfaiye müdürlügüne gitti ve orada yüregi en az Ankara kadar büyük itfaiyeciler ile tanisti. Ona oglunun son isteginden söz etti ve oglunun itfaiye arabasina binip sehirde küçük bir tur atmasinin mümkün olup olmadigini sordu.- "Bundan daha iyisini de yapabiliriz.Eger oglunuzu Çarsamba sabahi saat yedide hazir ederseniz, onu o gün seref konugu yapar,itfaiyeci kimligine büründürürüz. Bizimle itfaiye müdürlügüne gelir, bizimle yemek yer, yangin söndürmeye gelir. Hatta bize ölçülerini verirsen, ona üzerinde Ankara itfaiyecilerinin kirmizi renk üzerine islenmis ambleminin oldugu gerçek bir itfaiyeci kostümü diktirir, lastik botlari ismarlariz. Hepsi Ankara'da üretiliyor." Üç gün sonra, itfaiyeci Bora'yi aldi, ona elbisesini giydirdi, ve hasta yatagindan itfaiye arabasina kadar eslik etti. Bora, itfaiye arabasina kuruldu ve müdürlüge dogru yol almaya basladi. Kendini çok mutlu hissediyordu. O gün Ankara'da tam üç yangin ihbari olmustu. Degisik itfaiye arabalarina, hatta itfaiye Müdürlügünün özel arabasina da binmisti. Yerel televizyonlar da onu izleyip, çekmislerdi. Hayallerinin gerçek olmasi, gösterilen sevgi ve ilgi, Bora'yi o kadar etkilemisti ki,doktorlarin söylediginden tam alti ay daha fazla yasamisti. Bir gece bütün yasam belirtileri dramatik bir sekilde yok olmaya baslayinca, hiç kimsenin yalniz ölmemesi gerektigine inanan bashemsire, aile bireylerini hastaneye çagirdi. Daha sonra Bora'nin itfaiyede geçirdigi günü hatirladi ve itfaiye müdürlügüne telefon açip Bora'nin bu dünyaya veda ederken yaninda, özel kiyafetleri içinde bir itfaiyecinin bulundurulmasinin mümkün olup olamayacagini sordu. Itfaiye Müdürü; "Bundan daha iyisini de yapabiliriz. Bes dakika içinde oradayiz. Bana bir iyilik yapar misiniz? Sirenlerin çaldigini duydugunuzda, yangin olmadigi anonsunu yaptirabilir misiniz? Sadece itfaiyecilerin önemli bir meslektaslarini ziyarete geldiklerini söyleyiniz. Ve lütfen onun odasinin penceresini açiniz" diye yanitladi. Yaklasik bes dakika sonra hastaneye çengel ve merdiven tasiyan kamyonet ulasti. Merdiveni açti ve Bora'nin 5.kattaki odasina dogru yaklasti. Tam on dört itfaiyeci Bora'nin odasina tirmandilar. Annesinin izniyle onu kucakladilar ve ona onu ne kadar sevdiklerini söylediler. Ölümle pençelesen Bora itfaiye müdürüne bakti ve; "ben simdi gerçekten itfaiyeci miyim?" diye sordu. - "Bundan süphen mi var Bora?" diye yanitladi müdür. Bu kelimelerden sonra Bora gülümsedi ve gözlerini sonsuza dek kapatti. Belki unuttunuz, belki hatirlamiyorsunuz,belki de çok duygusuz, çok kati oldunuz; Ama bilin ki ; HAYAT; SEVGI VE UMUT SAÇMAKTIR. Eger bunu okuyunca gözleriniz dolmuyorsa sizin için yapilacak birsey kalmamis demektir... Yok eger doluyorsa o zaman sevdiklerinizin kiymetini bilin, tüm insanlari sevin ve gerçek sevginizi ortaya koyun.

 

annem

KARA FATMANIN GÜNLÜĞÜ KESİN OKUYUN

BIR KARA FATMA'NIN GÜNLÜĞÜNDEN

 

Dün gece yine ölümle burun buruna geldim. Kendime bir zarar geleceginden degil ama karim Cemile ne yapar sonra. Biz aksam yemegimizi genelde saat 11-12 gibi yerdik, ama ev sahiplerimizin misafiri geldiginden geç vakitlere kadar oturup yatmadilar. Neyse ki konuklarin gitmesiyle birlikte uykuya daldilar. Bir süre ortaligin sakinlesmesini bekleyip, yiyecek toplamaya basladim. Bugün misafirler geldigi için menü çok zengindi. Pasta ve börek kirintilarina bayiliriz. Her neyse ben nevaleyi toplarken birden mutfagin isigi yandi ve "Aaaaaa! Karafatma" diye bir ses duydum. Salak adam, ben bir erkegim Fatma da nereden çikti. Benim adim Ismail. Böyle seyler delikanliyi bozar. Hadi beni karimla karistirdin diyelim. Sen ne kadar korkak bir adamsin. Benim kaç katim büyüklügünde olmana ragmen bu bagiris da ne böyle? O korkunç sesin kesilmesiyle birlikte, sanki ben ona bir bok yapmisim gibi beni kovalamaya basladi. Inanin o kadar da dikkat ediyorum, tabak, çanak, bardak üzerinde dolasmamaya çünkü bu dingilin karisi çok titiz. Bazen diyorum ki bu giciklarin misafiri geldiginde git ortalarda dolas böylelikle utanilacak duruma düssünler. Ama yapamiyorum iste. Ne olursa olsun, ekmek yedigin tekneye kötü gözle bakmamak gerekir. Ben eve geldigim ilk yillari hatirliyorum da ne güzeldi o günler. Rahmetli kayinbabam ve kayinvalidem beni evlerine kabul etmislerdi. O zamanlar rahattik, çünkü ev sahibimiz Riza amca kördü. Bu sebeple evin her yerinde serbestçe dolasabiliyorduk. Hatta Riza amcayla ayni sofrada yemek yedigimiz günlerde oldu. Gerçi bizleri görebilseydi nasil davranirdi bilmem ama o hep yüregimizde yasayacak. Riza amcanin durumu pek iyi sayilmazdi, memur emeklisiydi. Bu evde rahmetli karisininmis, bu yüzden yiyecek konusunda bu kadar fazla seçenegimiz yoktu. Ama daha mutlu ve huzurluyduk. Riza amca bir gün görünmez kazaya kurban gitti. Gerçi onun için bütün kazalar görünmezdi. Riza amcanin topraga verildigi gün biz de oradaydik. Karsi komsusu Osman Zeki bey bize geldiginde ceketini asmisti. Biz de bunu firsat bilip ceketin cebine girdik. Ardindan Osman Zeki beyle birlikte mezarliga dogru yola koyulduk. Riza amcanin üç tane oglu vardi ama bugüne kadar sadece nüfusta gözüküyorlardi. Hayirsizlar daha ilk günden evi satisa çikardilar. Evi su anda oturan adam ve karisi satin aldi. Eve ayak basmalariyla kayinbabam ve kayinvalidemi öldürmeleri bir oldu. Adam sonra igrenerek cansiz bedenleri kagida sararak çöpe atti. Sanki kendisi çok temizmis gibi. Halbuki tuvaletten çiktiktan sonra ellerini yikamadigina defalarca sahit oldum. Simdilerde kendine üzerinde rahmetli kayinvalidemin resmi olan bir ilaç almis, durmadan üzerimize sikip duruyor. Kayinvalidem Sultan hanim gençliginde fotomodel oldugu için bu tür ilaçlarin üzerinde resmi bulunuyor. Hatta bir iki reklam filminde de oynamisti. Ama evlenince mecburen birakti. Çünkü kayinbabam tam bir Osmanli erkegiydi. Bugüne kadar rahmetli Riza amcanin anisina bu evde oturduk, artik daha fazla dayanacak halimiz kalmadi. Ese dosta haber saldik. Kendimize göre bir ev bulur bulmaz tasinacagiz buradan. Belki de sizin evinize yerlesiriz hayat bu belli mi olur?

karafatma
 

Météo

Chargement...
Photo 1 sur 70
La liste est vide.